« Önceki |






bazı insanlar vardır ki eminim hayatınızda bir kerede olsa karşılaştınız.hani vardır ya en çok iki şeyden korkarım :biri allahtan biride kul hakkı... aman be sacmalamayın iki şeyden korkarım neydi hatırlamıyorum ama anlatamamak ve anlaşılmamak gibi birşeydi.
şimdi bazı insanlar vardır manyaktır,psikopattır ama sizi öyle bir hale sokarlarki acaba gercekten benmi anlamıyorum sorun bendemi diye düşünür durur manyak olursunuz.bazen insan kendı manyaklıgını saklamak için kendını kandırır ve hiiiiiç kendinde suc yokmus gıbı karsısındekıne tum yükü yükler ve genellıkle tüm bu yüklemi yükleyebılen pozisyona gelırsınız ya.işte ben bunu deneyim ettiğim halde yine aynı şeyi yaşayınca acaba ben bu durumu yaşamaktan hoşlanan bır psikopatmıym diye düşündüm.hayatımda böyle 2,3 insan oldu.tabıkı cok oldu ama önemsediğim sevdiğim 2 ,3 kişi oldu.kendi anlattıkları yalana inanan ve sen karşı koyduğunda yalanlarıyla hep mücadele eden,yoran yordurtan ilişkiler,kadın erkek,kabullendiğin kabullenmediğin ,bir sürü manyak var ve ne yazikki ben bu manyakları seviyorum mutlaka benimde böyle bir konuşmaya dahil edilecek yada yazılacak bir manyaklığım vardır.ama manyaklığında bir sınırı var dimi canım.sadece acaba benmi gercekten anlamıyorum sorusunu kendıme sormayana kadar rahat edemeyecegım ,insanları manyaklıklarıyla kabul edecegım o zaman rahatlayacagım ki bu cok zaman alacak.kediyi markete ona mama almaya götürmeye çalıştım kolumu jiletlemişim gibi tırmaladı.şimdi ben ne yapıp edeceğimde intiharın eşiğinden dönmüş havamı yokedeceğim bilemiyorum.manyak diyordum anlatamamak diyordum kolumda 3 4 çizikle bakkal amca için manyak sıfatına bürüneceğim.ah amca bilmiyorsun neyle uğraşıyorum diye anlatsan ay ay bazı insanlar vardır manyaktır anlatsan olmaz anlatmasan olmaz diye sana tüm uğraştığın felsefeyi söyleyip yerle bir edecek duruma getirir.getirsin be bakkal getirsin kıçı boklu felsefeci getireceğine o getirsin deyip kolumdaki çizikleri deşmezmiyim.deşmem tabi ,canım acıyor en fazla kediyi döveceğim oda manyaklığımdan değil arz talep eğrisinden.....
yarım saattir boş boş bakıyorum şu sayfaya.insan canı sıkılınca ne yapar? hani turkcellin canı sıkılan adamı vardı. valla arayıp soracağım kendisi ne yaptı? sıkıntısı geçtimi ?çok sıkılıyorum o adamın haline diye ağlayacağım.operatör kız/erkek de telefon konuşmaları kayıda alındığı için bana kibar davranıp mantıklı cevaplar vermeye çalışacak.''ee hanfedi sorunuzu tam algılayamadım eğer daha açık sorabılırsenız size yardımcı olabilirim'' gibi birşeyler geveleyecek.bende ''-ya boşver onu, canım sıkılıyor benim, öyle sesini duyayım dedim'' diyeceğim . oda beni - bir dakika beklermisiniz hatta başka biri var ''deyippp muzık dınleterek tedavi etme aşamasına alacak. buyuk bır ıhtımal işe yenı baslayan bu toy operator yanındakı deneyımlı lafazana ''hatta bı delı var ne dıycem ben sımdı ona'' dıye soracak, yanındakı de ona danışılmasından aldığı keyıfle bınburturlu kalıplı cumlelerı sayacak , sonunda da bakışlarıyla sktır et istersen akşam yemekte sana ben ogretırım dıye yazacak.kızcağızda: ''ee hanfendi turkcelle ilgi bir sorununuz varsa yardımcı olalım ama diğer turlu sıze yardımcı olamıyacagım''dıyecek.bende -ben yardımcı aramıyorum,kendıme arkadas dost arıyorum, bunu bana cok gördün aşkolsun deyıp yuzune kapatacagım.sonra bıramı acıp insanlık ölmüş be diyip kanıra kanıra ağlayacağım.sırf yanında oturan denyo bir operatör değilim diye benle yemeğe çıkmayanı ben hiç yemem diyeceğim. sonra canı sıkılan adamı bulup ayartacagım ve o operatörü işten attıracagım.görür o günü diye aynaya bakıp başımı salllayacagım.neyse bıraz sıkıntım gectı
ee tabi yazmam.bu yazma işi (erkeklerin yazma kavramından farklı olarak)birazda motivasyona bakıyor.blogumu acıyorum bakıyorum yorum yok. nerdesin gorkem? sen yazmadan yasayamıyoruz... bir kelimen bin nefese bedel...gibi cümleler sarfedilmiyor.benim gibi doğuştan motivasyonsuz bir insan nasıl yazabilir.yanlız son yazdığım tüm yazılar yazamamamla ilgili sanki çooook fena yazarmışımda yazmıyormuşum havamada bir gülerimki kendim bile sinir olurum.sen kimsin lan !ne yazamıyorsun , yazda görelim demezmi insan ya.demez tabi , edepli bi insan demez,biri bunu derse konuşmam bilesiniz.evet efenim yine siz tatlı yatağınızda mışılll mışıl uyurken bu mucizevi insan sırf siz rahat uyuyun diye uyumayan denyo insanları eğlendirmekle görevli bir yerde işiyle alakalı olmak zorunda kaldı.rica ederim , rica ederim!.hatta ingilizce your welcome bile diyebilirim.tabi, ben sabahın 5 ine kadar çalışıpta nasıl komik bir malzeme yakalamam diye düşünmeyin.var tabiki ama anlatacak derman nerde var bulamıyorum.kendi kendime gülüp geçiştiriyorum.kendini şekilden şekile sokan adamlar ve kadınlar bir kaç içkiden sonra şekilsizlik felsefesine bürünen kadın ve adamlar 4 ,5 içkiden sonra 'şekil ne lan 'diye gözleri kayan insanlar 6. 7. içkide shake it up şekerim diyen insanlar.......... her gece binbir hikaye aslında.ama zayıflıklar hikayemidir ha? evet ve cok komık,ben guluyorum ve hıkaye sayılır.alkolsuz ıckıyı alkollu dıye verdıgımde gercekten sarhosmus gıbı davranıp o cesaretın altına sıgınan ve bınbınturlu haltı yıyen kadınlar,nasıl olsa sarhosum dıye kendını kandıran ama bır o kadar ayık olan ınsanlar.ahhh ben bılmezmıyım sızı.keske bılmesem , bılmesemde ınsanlara saygım olsa.sen degılmısın bankada mudur sen degılmısın doktor sen degılmısın muhendis.sensin ,sen anlatıyorsun bana 'benım altımda 50 eleman var ıyıler ama bıraz akılsızlar' deyıp 4.kadehten sonra yanındakı herhangıbı bır kadına , sırf kadın oldugu ıcın ! asılan ve kendinı kaybeden.ah benım yarım akıllı adamlarım ve kadınlarım.zavallısınız... bende sıze hızmet ettıgım ıcın daha zavallıyım
.kaybolun lannnnnnnn
hep dedim yine diyorum
alkol adamı bozmaz,alkol bozuk olanı açığa çıkarır.adam gibi için gidin lan! bide sizinlemi uğraşıcam
valla ne diyim ayol.baktım baktım açtım sayfayı bir türlü yazamadım.insan bazen konuşamıyor bazen yazamıyor bazen ikisinide yapamıyor ya hah işte ben tam o durumdaydım.'dıydım' diyerek bitmiş gibi davransamda haaala o durumdayım ki anlaşıldığı üzere hala yazamıyorum.kendimi o kadar tekrar ediyorum ki dönüp dolaşıp eski yazılarımı okuyup 'bişey değişmemiş lan' deyip yazmaktan vazgeçiyorum.sonuçta bir günlük, bir iç hesaplaşma , kendinle dalga geçme diye yüklendiğim bu sayfadan bile kaçar olduktan sonra.artık siz düşünün gerisini.kendimden ne kadar kaçar oldum ne kadar görmezden geldim. tamda bunları yazarken sezen aksu'nun 'iş işten geçti olamayız artık eskisi gibi' sözleriyle hüznüme hüzün kattım iyi mi? sen görkem! iç seslerinle bile artık konuşamazken kiiiii onlar benim canlarımdı .salaklardı, karamsarlardı bazende çok saçma bir iyimserlik doluydular ama bendiler be.artık onlar bile yok ,bir uğultu bir boşluk anlamadım gitti. 'konuşsanıza lan' diyorum . tık yok........ en fazla o salak espri yapıp kendi kendine gülen en denyo iç sesim kalakaldı.iç seslerimi özledim. bu hayata alışıp yok ettiğim , bir bir terkettiğim,artık isyan etmeyen,kabullenmiş,alışmış sesimi sevmiyorum.karmaşıklığımı seviyorum.iç seslerim geri dönün bana ne olur!.böyle insan olamıyorum...
insanın kendisiyle çelişmesi kötü birşeymidir.değildir tabiki.en kötü ,en edepsiz ,en iyi ,en ahlaklı,en komik ,en soğuk , en karamsar, en iyimser......bir şeylerin eni olmak hatta ensizi ve densizi olmak bile iyiydi.
uff ne diyimki seslerim geri gelin.
gelin lan!
susheela Raman dinleyelim what silence said